Cuma, Nisan 22, 2005
Fikret Mualla Saygı
1903 yılında İstanbul'da doğan ressam genç yaşta annesini kaybetmiş sonra da futbol oynamaya düşkün olduğu için 12 yaşında ayağından sakatlanarak ömür boyu topal olarak yaşamıştır. Bir de karşılık göremediği aşkları onu çok etkilemiştir. Önce Saint Joseph sonra kısa bir süre Galatasaray lisesine devam etmiş. Daha sonra mühendislik eğitimi görmek için İsviçre'ye gitmiştir. Resim yapmanın ilgisini daha çok çektiğini görerek önce Münich Güzel Sanatlar Akademisinde afiş ve desinatörlük, sonra Berlin Güzel Sanatlar Akademisinde resim eğitimi görmüştür.
1927 yılında Türkiye'ye dönen sanatçı Galatasaray Lisesi ve Ayvalık Ortaokulu'nda resim öğretmenliği yapmıştır. Bir ara alkol yüzünden daha sonra alkolün etkisi ve ileri geri konuşmaları sebebi ile polis tarafından izlenmiş, sonunda akıl hastahanesinde tutulmuş ve polis tarafından takip edildiği korkusunu hayatı boyunca üstünden atamamıştır. Neyzen Tevfik ile arkadaşlığı da bu sıraya rastlar.
1938 yılında babasını kaybetmiş ve kalan mirasla Paris'e giderek orada yerleşmiştir. Alkolik oluşu ve uyumsuz davranışları ve bohem yaşantısı onun hayatını belirlemiştir. Çoğu zaman en basit ihtiyaçlarını karşılamak için çok ucuza resim yapmış. Parası olduğu zaman anında hepsini harcamıştır. Sigara bulamadığı zaman izmarit toplamak zorunda kalmıştır. Kolay satıldığı için tablolarında zaman zaman çok canlı renkler kullanmıştır.
1954 yılında Paris'te ilk kişisel sergisini açmıştır. 1950 lierin sonunda tanıştığı kolleksiyoner Madam Angles 1962 yılında felç geçirmesinden sonra onu Nice yöresinde Reillane kasabasına yerleştirerek bakımını tamamen üstlenmiştir.
1967 yılında hayata veda etmiş ve Paris'te kimsesizler mezarlığına gömülmüştür. 1976 yılında Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün ilgilenmesi ile kemikleri getirilerek Karacaahmet mezarlığına gömülmüştür.
Resim sanatı üzerinde iz bırakmış ressamın değeri her geçen yıl daha iyi anlaşılmaktadır.
